Lütfen kendi işine bak.
- Kindly mind your own business.
Yemeğini bitirdikten sonra lütfen masayı temizle.
- Kindly clear the table after you finish your meal.
Kibarca bana şehri gezdirdi.
- She kindly showed me around the city.
Kız atına kibarca davrandı.
- The girl treated her horse kindly.
Tutuklularla nazikçe ilgilendiler.
- They dealt with the prisoners kindly.
O, nazikçe bana yolu gösterdi.
- She kindly showed me the way.
Aceleciliği ve sabırsızlığı hoş karşılamam.
- I don't take kindly to pushiness or impatience.
Bizim öğretmenimiz hem sert hem de yumuşak huyludur.
- Our teacher is at once stern and kindly.
Aunt Daisy didn't take it kindly when we forgot her anniversary.