Biz pek çok konuşmadık.
- We didn't talk very much.
Tom konserden çok fazla hoşlanmadı.
- Tom didn't enjoy the concert very much.
Tom çok fazla değişmedi.
- Tom hasn't changed very much.
Tehlikenin gayet farkındayım.
- I'm very much aware of the danger.
Geçen gece beni akşam yemeğine götürdüğün için çok çok teşekkürler.
- Thanks very much for having me to dinner the other night.
Hediyen için çok teşekkürler.
- Thank you very much for your present.
Klavsenin sesini çok severim.
- I like the sound of harpsichord very much.
After a day in the hot sun, he needed a shower in the worst way.
... So thank you, and thank you very much. [ Applause ] ...
... PRESIDENT BARACK OBAMA: Well, thank you very much, Jim, for this opportunity. I want to ...