Biz pek çok konuşmadık.
- We didn't talk very much.
Tom konserden çok fazla hoşlanmadı.
- Tom didn't enjoy the concert very much.
Tom Fransızcayı çok fazla konuşmaz.
- Tom can't speak very much French.
Tehlikenin gayet farkındayım.
- I'm very much aware of the danger.
Geçen gece beni akşam yemeğine götürdüğün için çok çok teşekkürler.
- Thanks very much for having me to dinner the other night.
Sana çok, çok teşekkürler!
- Thank you very, very much!
Sirk bizi çok eğlendirdi.
- The circus entertained us very much.
After a day in the hot sun, he needed a shower in the worst way.
... Thank you very much. ...
... >>Kevin Allocca: It's just me and her; right? >>Salar Kamangar: Thanks very much, and enjoy ...