The swimmers were numb with cold.
- Yüzücüler soğuktan uyuşmuştu.
My fingers are so cold they have gone numb.
- Parmaklarım o kadar üşümüş ki onlar uyuşmuş.
Tom's leg had fallen asleep so he couldn't stand up.
- Tom'un bacağı uyuşmuştu bu yüzden ayağa kalkamadı.
His feet were asleep.
- Onun ayakları uyuşmuştu.