Such attitudes cannot be tolerated in our society.
- Böyle tutumlar toplumumuzda hoşgörülemez.
Social attitudes oftentimes take generations to change.
- Toplumsal tutumlar genellikle nesilleri değişime götürür.
Tom has very good manners.
- Tom çok iyi tutuma sahip.
Dr. Jackson has a good bedside manner.
- Dr Jackson'ın hastalara karşı iyi bir tutumu var.
Tom needs to change his attitude.
- Tom'un tutumunu değiştirmesi gerekiyor.
Tom doesn't like Mary's attitude.
- Tom Mary'nin tutumunu sevmiyor.
He took an uncertain stance.
- O değişken bir tutum takındı.
Western countries are jumping on Japan for its stance on the issue.
- Batı ülkeleri konuyla ilgili tutumundan dolayı Japonya'ya atlıyor.
The child's behaviour and attitude towards his fellow students was exemplary.
- Çocuğun okul arkadaşlarına karşı davranışı ve tutumu ibret vericiydi.