toplanmış

listen to the pronunciation of toplanmış
Türkçe - İngilizce
collected

The data to be discussed below was collected in the following way. - Aşağıda açıklanacak veri şu şekilde toplanmıştır.

The samples were collected from two hundred medical institutions all over the world. - Numuneler tüm dünyadaki iki yüz sağlık kurumundan toplanmıştır.

gathered

A large crowd had gathered on the street. - Büyük bir kalabalık caddede toplanmıştı.

Tom was talking to a group of men gathered around the conference table. - Tom konferans masasının etrafında toplanmış bir grup erkekle konuşuyordu.

conglomerate
cumulative
aggregate
accumulative
agglomerate
(Bilgisayar) picked up
assembled
summed
bunched
totaled
pooled
congregate
colleeted
toplanmış sürü
roundup
toplanmış yardım
collection
topla
gather

Naples gathers many tourists. - Napoli çok sayıda turist toplar.

He gathered his children around him. - O, çocuklarını kendi etrafına topladı.

topla
{f} harvest

In November, olives are harvested from the trees to make oil. - Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.

I don't harvest their olives. - Onların zeytinlerini toplamam.

topla
{f} summed
topla
make up

They make up about 12.5 percent of the total population. - Onlar toplam nüfusun yaklaşık yüzde 12,5'ğunu oluşturuyorlar.

Sami can make up his own bed. - Sami kendi yatağını toplayabilir.

topla
pick

Tom picked up some pretty shells on the beach. - Tom sahilde bazı güzel deniz kabukları topladı.

After I pick some blueberries, I make a tart. - Biraz yaban mersini topladıktan sonra, bir pasta yaparım.

topla
assemble

The crowd assembled in front of the post office. - Kalabalık postanenin önünde toplandı.

The teacher assembled the students in the hall. - Öğretmen salonda öğrencileri topladı.

topla
round up
topla
made up
topla
summon up

Summon up your courage and tell the truth. - Cesaretini topla ve gerçeği söyle.

topla
add up

Please add up the numbers. - Lütfen sayıları toplayınız.

Add up these figures. - Bu sayıları toplayın.

topla
{f} bunch
topla
{f} gathering

The squirrel was busy gathering nuts. - Sincap fındık toplamayla meşguldü.

A crowd was gathering around him. - Onun etrafında bir kalabalık toplanıyordu.

topla
sum up

Can you briefly sum up what was said at the meeting? - Toplantıda ne söylendiğini kısaca özetleyebilir misin?

topla
reunite
topla
{f} muster

She finally mustered up the courage to ask him for more money. - Ondan biraz daha para istemek için sonunda cesaretini topladı.

He mustered up his courage to talk to a foreigner. - O bir yabancı ile konuşmak için cesaretini topladı.

topla
{f} collected

He collected a lot of stamps. - O, çok sayıda pul topladı.

Bob gave Tina almost all the stamps he had collected, and kept only a few for himself. - Bob neredeyse topladığı tüm pulları Tina'ya verdi

topla
bunched
acele ile toplanmış
scratch
elle toplanmış
handpicked
kan toplanmış
congested
sanırım hesap yanlış toplanmış
I believe the bill is added up wrong
su toplanmış kabarcık
blister
su toplanmış kabarcık var
I have a blister
tepede toplanmış
(saç) upswept
tepede toplanmış saç
upsweep
topla
three-pronged pitchfork
topla
collecting

Tom isn't currently collecting unemployment benefits. - Tom şu an işsizlik ödeneğini toplamıyor.

I lost interest in collecting stamps. - Pulları toplamada ilgimi kaybetti.

topla
sum#up
topla
convoke
topla
sum

Tatoeba: Because a language is more than the sum of its words. - Tatoeba: Çünkü bir dil sözcüklerinin toplamından daha fazladır.

The whole world is watching the summit conference. - Tüm Dünya Zirve toplantısını izliyor.

topla
sumup
topla
make#up
topla
recruit
Türkçe - Türkçe

toplanmış teriminin Türkçe Türkçe sözlükte anlamı

topla
Üç parmaklı diren
topla
Üç parmaklı dirgen