Tom beni beklemiyordu.
- Tom wasn't awaiting me.
Tom duruşmayı beklerken hapistedir.
- Tom is in jail, awaiting trial.
Kuşları gözlemlemekten hoşlanıyorum.
- I like to observe birds.
Amerikan siyasetini, özellikle başkanlık seçimi sırasında gözlemlemek ilginçtir.
- It's interesting to observe American politics, especially during a presidential election.