to take part in a dialogue; to dialogize

listen to the pronunciation of to take part in a dialogue; to dialogize
İngilizce - Türkçe

to take part in a dialogue; to dialogize teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

dialogue
{i} diyalog

Bu filmdeki diyalog çok saçma. Ayrılıyorum. - The dialogue in this movie is ridiculous. I'm leaving.

Diplomatik diyalog çatışmayı bitirmeye yardımcı oldu. - Diplomatic dialogue helped put an end to the conflict.

take part in
-e katılmak, -e iştirak etmek
to take part
yer almak

Önemli olan oyunda kazanmak değil, oyunun içinde yer almak. - The important thing is not to win the game, but to take part in it.

Şirketimiz o araştırma projesinde yer almak istiyor. - Our company wants to take part in that research project.

dialogue
söyleşme
take part in
iştirak etmek
take part in
-e katılmak
take part in
katıl

Yarışmaya katılacak mısınız? - Are you going to take part in the contest?

Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir. - Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.

take part in
katılmak

Her şahıs, doğrudan doğruya veya serbestçe seçilmiş temsilciler vasıtasıyla, memleketin kamu işleri yönetimine katılmak hakkını haizdir. - Everyone has the right to take part in the government of his country, directly or through freely chosen representatives.

Tom törene katılmak istemiyor. - Tom doesn't want to take part in the ceremony.

dialogue
{i} karşılıklı konuşma
dialogue
diyalog tarzında edebi eser
dialogue
i., İng., bak. dialog
dialogue
karşılıklı konuşma ve tartışma
İngilizce - İngilizce
dialogue
to take in
Absorb