Biz sigorta şirketine poliçemizin şartlarını ihlal ettiği için dava açtık.
- We sued the insurance company because it violated the terms of our policy.
Biz bir zamanlar düşmandık fakat baltayı gömdük ve şimdi birbirimizle dostane şartlardayız.
- At one time we were enemies, but we've buried the hatchet and we are now on friendly terms with each other.
Kullanım koşulları haber verilmeksizin değiştirilebilir.
- Terms of use may be changed without notice.
O koşulları kabul eder misin?
- Would you accept those terms?
Owen'la aranızın iyi olmadığını duydum.
- I hear you're on bad terms with Owen.
Onlarla aramız iyidir.
- We are on good terms with them.
Cinsiyetçilik gibi terimler şimdi moda.
- Terms like sexism are now in vogue.
Teknik terimlerle yazıldığı için bu kitabı anlamak çok zor.
- Written in technical terms, this book is very difficult to understand.
Fiyatı düşürürsen şartları kabul ederim.
- I'll agree to the terms if you lower the price.
... >>Marissa Mayer: So in terms of other special moments, ...
... AUDIENCE: But in terms of form factor and just the way its ...