the act of tasking food; the act of consuming or corroding

listen to the pronunciation of the act of tasking food; the act of consuming or corroding
İngilizce - Türkçe

the act of tasking food; the act of consuming or corroding teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

eating
{f} ye
eating
{i} yemek

Gerçek yemek yeme yerine, sadece tüm gün abur cubur yedik. - Instead of eating real food, we just ate junk food all day.

Balık yemekten hoşlanır mısın? - Do you like eating fish?

eating
yiyerek

Japon yemeği yiyerek büyüdüm. - I grew up eating Japanese food.

Pandalar her gün en az 12 saati bambu yiyerek geçirirler. - Pandas spend at least 12 hours each day eating bamboo.

eating
{i} yenilmeye uygun
eating
{i} yemelik
eating
{i} yıpratıcı
İngilizce - İngilizce
eating