We were all very thirsty.
- Hepimiz çok susamıştık.
It looks like your dog is thirsty.
- Köpeğiniz susamış gibi görünüyor.
These monarchs are a bunch of bloodthirsty psychopaths.
- Bu hükümdarlar bir sürü kana susamış psikopatlardır.
Some kinds of food make us thirsty.
- Kimi yiyecekler bizleri susatırlar.
I am thirsty. I would like to have a cup of coffee.
- Çok susadım. Bir fincan kahve istiyorum.
Our people thirst for independence.
- Halkımız bağımsızlığa susamıştır.
We drown in information but thirst for knowledge.
- Bilgi içinde boğulduk ama bilgiye susadık.