Hastalık nedeniyle partiye gidemedim.
- I could not go to the party because of illness.
Hastalık okula gitmemi engelledi.
- Illness prevented me from going to school.
O her zaman kötü muameleden şikayetçi.
- He is always complaining of ill treatment.
Hastalığından sonra onun sağlığı hâlâ kötü.
- He's still in poor health after his illness.
Onun geçen aydan beri hasta olduğunu duydum.
- I hear he has been ill since last month.
Sanırım dinlensen iyi olur; hasta görünüyorsun.
- I think you'd better take a rest; you look ill.
Biggie Smalls is the illest / Your style is played out, like Arnold wonderin Whatchu talkin bout, Willis? — Biggie Smalls, The What, 1994.