striking, beating; collision; coming in contact with

listen to the pronunciation of striking, beating; collision; coming in contact with
İngilizce - Türkçe

striking, beating; collision; coming in contact with teriminin İngilizce Türkçe sözlükte anlamı

hitting
(isim) isabet
hitting
vurma

Onun ona vurmasını engelleyemedik. - We couldn't stop him from hitting her.

Bir kokarcayı vurmayı sakınmaktan caydım. - I swerved to avoid hitting a skunk.

hitting
{f} vur

Ona vurduğun için seni suçlamıyorum. - I don't blame you for hitting him.

Tom'un Mary'ye vurduğunu gördüm. - I saw Tom hitting Mary.

hitting
{i} vuruş
hitting
vurarak
hitting
{i} isabet
İngilizce - İngilizce
{i} hitting