Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

sökülme

listen to the pronunciation of sökülme
Türkçe - İngilizce
freeing
present participle of free
the act of liberating someone or something
sök
dissemble
sökülmek
dig down 
sökülmek
fork out
sökülmek
uprooted
sök
dismantle

Dan sent the machines to a site where they would be dismantled. - Dan makineleri sökülecekleri bir yere gönderdi.

sök
teardown
sök
{f} dismantling
sök
pull out
sökülmek
rip
sökülmek
split
sökülmek
cough up
sökülmek
unravel
sök
dismount
sök
disassemble

The boy knows how to disassemble the toy. - Çocuk oyuncağı nasıl sökeceğini biliyor.

sök
unpick
sök
unseam
sök
dismantled

Dan sent the machines to a site where they would be dismantled. - Dan makineleri sökülecekleri bir yere gönderdi.

sök
unwove
sök
unfix
sök
unwoven
sök
unthread
sök
unsew
sök
unweave
sök
unknit
sök
unroot
sök
unsewn
sökülmek
(for a garment) to split at a seam, rip
sökülmek
to be pulled up, uprooted, pulled out, ripped out, dismantled, unstitched or unraveled
sökülmek
ravel out
sökülmek
(örgü) unravel
sökülmek
slit
sökülmek
ravel
sökülmek
to be uprooted; to be unstitched, to unravel; to pay up, to cough up, to shell out, to fork out
sökülmek
slang to shell out (money); to hand over (something valuable)
sökülmek
come away
sökülmek
come unstitched
Türkçe - Türkçe
Sökülmek işi
sökülmek
Paray istemeyerek vermek, harcamak
sökülmek
istemeyerek vermek, harcamak
sökülmek
Sökme işine konu olmak: "Duvardaki bir pencerenin sökülüp alınamayacak kadar kuvvetle yerleştirilmiş demir parmaklıkları."- R. N. Güntekin
sökülmek
Sökmek işine konu olmak