We had unexpected visitors.
- Beklenmedik ziyaretçilerimiz vardı.
I had no visitors today.
- Bugün hiç ziyaretçim yoktu.
I haven't visited the headquarters of Twitter.
- Twitter'ın genel merkezini ziyaret etmedim.
I really look forward to your visit in the near future.
- Yakın bir gelecekteki senin ziyaretini gerçekten dört gözle bekliyorum.
Sami arrived for his visitation day.
- Sami ziyaret günü için geldi.
She visits him quite often, but never stays very long.
- O, sık sık onu ziyaret eder, ancak asla uzun kalmaz.
While she was staying in Japan, she often visited Kyoto.
- O, Japonya'da kalıyorken sık sık Kyoto'yu ziyaret etti.
Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
- İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.
I lost no time in visiting my aunt in the hospital yesterday.
- Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim.
Tom brings us gifts whenever he visits.
- Tom her ne zaman ziyarete gelse bize hediyeler getirir.
Susie sometimes visits her father's office.
- Susie bazen babasının ofisini ziyaret eder.
We had some visitors yesterday.
- Dün bazı ziyaretçilerimiz vardı.
We had unexpected visitors.
- Beklenmedik ziyaretçilerimiz vardı.
I think you had better call on him.
- Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.
May I call on you some day?
- Ben, bir gün sizi ziyaret edebilir miyim?