O, bütün gün boyunca çalışmaktaydı.
- He has been working during the whole day.
Ben yaz boyunca amcamın evinde kaldım.
- I stayed at my uncle's during the summer.
Ders süresince telefonu çaldı.
- Her cellphone rang during class.
Kıtlık süresince birçok köylü öldü.
- Many peasants died during the drought.
Onun konuşması sırasında öğrenciler istekli olarak dinlediler.
- The pupils listened eagerly during his speech.
Ders sırasında Japonca konuşmamalısınız.
- You must not speak Japanese during the class.
O, yolculuğu esnasında bir günlük tuttu.
- He kept a diary during the trip.
Yirmili yaşlarda birçok geç kadın yaz tatilleri esnasında yurt dışına gitmeyi planlıyorlar.
- Many young women in their 20s plan to go abroad during their summer holidays.
İki saat süresince karın içinde otobüsü bekledim.
- I waited for the bus in the snow as long as two hours.
Mağdur kimselerin yiyecek ve giyecek ihtiyaçlarını karşılamalıyız.
- We must provide food and clothes for the victims.
Biriyle ilk defa karşılaştığında,konuşmayı hafif sürdür.
- When meeting a person for the first time, keep the conversation light.