Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

to untangle or arrange with a brush

listen to the pronunciation of to untangle or arrange with a brush
Английский Язык - Турецкий язык

Определение to untangle or arrange with a brush в Английский Язык Турецкий язык словарь

brush
fırçalamak

Ellerimi yıkamak ve dişlerimi fırçalamak zorundayım. - I have to wash my hands and brush my teeth.

Dişlerimi fırçalamak zorundayım. - I've got to brush my teeth.

brush
{f} süpürmek
brush
{i} ressam
brush
{i} hafif dokunuş
brush
{i} kuyruk (tilki)
brush
{f} sıyırmak
brush
sürtünme
brush
çalılık
brush
çalı

Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemek zorundayım. - Before going to work in Paris, I have to brush up on my French.

Paris'e çalışmaya gitmeden önce Fransızcamı tazelemeliyim. - Before going to work in Paris, I must brush up on my French.

brush
temas
brush
hafifçe değmek
brush
sürtünmek
brush
Çalılık, fundalık
brush
fırça,v.fırçala: n.fırça
brush
özellikle tilki kuyruğu
brush
tilki kuyr
brush
(Tekstil) 1. fırça 2. fırçalamak
brush
(fiil) fırçalamak; süpürmek, sürtünmek; değmek, sıyırmak
brush
(Tıp) Fırça, elleri veya diğer bir oluşumu (diş v.s.) temizleme amacıyla kullanılan sert kıldan yapılmış araç
Английский Язык - Английский Язык
brush

Brush your hair.

to untangle or arrange with a brush

    Расстановка переносов

    to un·tan·gle or ar·range with a Brush

    Турецкое произношение

    tı ıntänggıl ır ıreync wîdh ı brʌş

    Произношение

    /tə ənˈtaɴɢgəl ər ərˈānʤ wəᴛʜ ə ˈbrəsʜ/ /tə ənˈtæŋɡəl ɜr ɜrˈeɪnʤ wɪð ə ˈbrʌʃ/
Избранное