to cooperate

listen to the pronunciation of to cooperate
Английский Язык - Турецкий язык
işbirliği
{f} işbirliği yapmak

İşbirliği yapmak istiyorum. - I'd like to cooperate.

Bütün hükümetler bu konuda işbirliği yapmak zorunda kalacak. - All governments will have to cooperate in this matter.

hand
{f} uzatmak

Raporu ona uzatmak istedim ama unuttum. - I intended to hand the paper to him, but I forgot to.

Yapman gereken tek şey bu kitabı ona uzatmak. - All you have to do is to hand this book to him.

hand
{f} elle vermek, uzatmak: Please hand me that book. O kitabı bana uzatır mısınız?
hand
(isim) el, parti, yardım, pay, parmak, ustalık, yetenek, usta, kurt, ibre, akrep, yelkovan, taraf, demet, salkım, hevenk, alkış, evlilik sözü
hand
{i} taraf

Bir taraftan seni yemeğe davet etmek için, diğer taraftan sana oğlumun evleneceğini söylemek için seni aradım. - I called you, on the one hand to invite you out to eat, and on the other to tell you my son is going to get married.

Diğer taraftan, bazı dezavantajları var. - On the other hand, there are some disadvantages.

hand
{i} hevenk
hand
{i} usta

Onunla ustalıkla başa çıktın. - You handled that deftly.

Aleti ustalıkla idare etti. - He handled the tool skillfully.

hand
{i} alkış

Tüm öğrenciler alkışladılar. - All the students clapped their hands.

Kalabalık kazananı coşkuyla alkışladı. - The crowd gave the winner a big hand.

hand
{i} salkım
hand
{i} parmak

Bir Yunan ile tokalaştığın zaman, parmaklarını say. - When you shake hands with a Greek, count your fingers.

Elim soğuktan o kadar uyuşmuş ki parmaklarımı hareket ettiremiyorum. - My hand is so numb with cold that I can't move my fingers.

hand
{i} parti
hand
{i} yetenek

Bu aktör hem yakışıklı hem de yetenekli. - That actor is both handsome and skillful.

Amatör şarkıcı eller aşağı yetenek yarışmasında birincilik ödülünü almıştır. - The amateur singer won first in the talent show hands down.

cooperate
(Ticaret) beraber çalışmak
hand
(Askeri) tayfadan biri
hand
(Askeri) tayfa
hand
yanında

Al. Bunu yanında taşı. İşine yarayabilir. - Here. Take this with you. It might come in handy.

Onun yanında getirdiği çocuk çok yakışıklıydı. - The boy who she brought with her was very handsome.

cooperate
işbirliği yap

İnsanlar işbirliği yaptığında daha fazlasını elde ederler. - People achieve more when they cooperate.

Ebeveynlerin birbirleriyle işbirliği yapması gerekir. - Parents need to cooperate with each other.

cooperate
elbirliği
hand
kontrol

İşler biraz kontrolden çıktı. - Things got a little out of hand.

Tom'un sağ eli kontrol edilemez bir biçimde titremeye başladı. - Tom's right hand began to shake uncontrollably.

hand
{i} evlilik sözü
cooperate
birlikte çalış
cooperate
el ele vermek
cooperate
yardım
cooperate
destek
cooperate
destek olmak
cooperate
[v] birlikte çalışmak
cooperate
işbirliği

Birbirimizle işbirliği yapmak zorunda kaldık. - We had to cooperate with each other.

Tom işbirliği yapmak için istekli. - Tom is willing to cooperate.

cooperate
{f} destek olmak (karşılıklı)
cooperate
birlikte çalış,işbirliği yap
cooperate
{f} işbirliği etmek
cooperate
birlikte çalışma
cooperate
{f} birlikte çalışmak
cooperate
{f} yardımlaşmak
hand
karar vermek hand in yetkili bir kimseye vermek
hand
{i} ırgat, rençper; işçi
hand
yardı

Bana yardım edebilir misin? - Can you give me a hand?

Sana yardım edebilir miyim? - Could I give you a hand?

hand
hand it to argo haklı olarak övmek
Английский Язык - Английский Язык
hand
To function in harmony, side by side
To allow for mutual unobstructed action
To work or act together, especially for a common purpose or benefit
{f} work together
To engage in economic cooperation
work together on a common enterprise of project; "The soprano and the pianist did not get together very well"; "We joined forces with another research group"
to cooperate

    Расстановка переносов

    to co·op·er·ate

    Турецкое произношение

    tı kōäpıreyt

    Произношение

    /tə kōˈäpərˌāt/ /tə koʊˈɑːpɜrˌeɪt/

    Видео

    ... might have given some advice to Republicans in Congress about how to cooperate, but the ...
    ... collaborate and cooperate. ...
Избранное