Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

the elongated part of a pistil between the ovary and the stigma

listen to the pronunciation of the elongated part of a pistil between the ovary and the stigma
Английский Язык - Турецкий язык

Определение the elongated part of a pistil between the ovary and the stigma в Английский Язык Турецкий язык словарь

style
{i} stil

1950'li yıllarda şehir Buenos Aires'in milangolarında yaygın olan tangoyu dans etme stilini tanımlamak için 'Milonguero stili tango' terimi 1990'ların başında uyduruldu. - The term ‘milonguero style tango’ was coined in the early 1990s to describe the style of dancing tango that was prevalent in the milongas of downtown Buenos Aires in the 1950s.

Kuaförlüğün bu stili 19. yüzyılın başlarında ilk kez görüldü. - This style of hairdressing first appeared in the early 19th century.

style
lakap takmak
style
model
style
{i} 1. üslup, biçem; stil; tarz, biçim: style of writing yazı üslubu. the Empire style ampir stili. his style of acting onun oyunculuk tarzı
style
hakkak kalemi
style
tip
style
güneş saatinin mili
style
biçem
style
{i} tarz

Yeni bir şiir tarzını belirleyen büyük çağdaş şair Nima Youshij idi. - The great contemporary poet who established a new style of poem was “Nima Youshij.”

Malaya peştemalı tarzı elbiseni seviyorum. - I like your sarong style skirt.

style
biçimlendirmek
style
biçim vermek
style
biçem stil
style
(fiil) ad takmak, demek, model yaratmak, şekil vermek, şekillendirmek, stilize etmek, dizayn etmek
style
{i} çeşit

Büyük bir şehrin cazibesinin bir kısmı onun binalarının mimarisinde görülebilen stillerin çeşitliliğine bağlıdır. - Part of the charm of a big city lies in the variety of styles that can be seen in the architecture of its buildings.

style
{i} moda

Boynuzlu Viking kaskları İskandinavya'da artık modaya uygun değil. - Viking helmets with horns aren't in style in Scandinavia anymore.

Keşke fötr şapka modaya uygun geri gelse. - I wish the fedora would come back in style.

style
{i} mil

1950'li yıllarda şehir Buenos Aires'in milangolarında yaygın olan tangoyu dans etme stilini tanımlamak için 'Milonguero stili tango' terimi 1990'ların başında uyduruldu. - The term ‘milonguero style tango’ was coined in the early 1990s to describe the style of dancing tango that was prevalent in the milongas of downtown Buenos Aires in the 1950s.

style
{i} pikap iğnesi
style
{i} teknik
style
{i} kalem
Английский Язык - Английский Язык
style
the elongated part of a pistil between the ovary and the stigma

    Расстановка переносов

    the e·lon·ga·ted part of a pis·til be·tween the o·va·ry and the stig·ma

    Турецкое произношение

    dhi îlônggeytıd pärt ıv ı pîstıl bitwin dhi ōvıri ınd dhi stîgmı

    Произношение

    /ᴛʜē əˈlôɴɢgātəd ˈpärt əv ə ˈpəstəl bēˈtwēn ᴛʜē ˈōvərē ənd ᴛʜē ˈstəgmə/ /ðiː ɪˈlɔːŋɡeɪtəd ˈpɑːrt əv ə ˈpɪstəl biːˈtwiːn ðiː ˈoʊvɜriː ənd ðiː ˈstɪɡmə/
Избранное