Sınavda elimden gelenin en iyisini yapacağım.
- I'll do my best on the test.
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.
- It's best to wear a cap on your head during the cold Moscow winters.
Yapabileceğinin en iyisini yaptın.
- You've done the best you can do.
Yapabileceğinin en iyisi bu mu?
- Is that the best you could do?
O en çok seyahat etmekten hoşlanır.
- She likes traveling best of all.
Bestecilerden hangisini en çok seviyorsun?
- Which of the composers do you like best?
Babana en iyi dileklerimle.
- Best regards to your father.
Benim en iyi dostum bir kitaptır.
- My best friend is a book.
Elimden geldiğince şiiri en iyi şekilde çevirdim.
- I translated the poem the best I could.
Tom işi elinden gelen en iyi şekilde yaptı.
- Tom did the job to the best of his ability.
Sınavı geçmek için elimden geleni yapacağım.
- I'll do my best to pass the examination.
Sınavı geçmek için elimden geleni yapacağım.
- I will do my best to pass the examination.