I've never had such a large sum of money.
- Ben hiç bu kadar büyük bir paraya sahip olmadım.
I have more money than I had last year.
- Geçen yıl sahip olduğumdan daha fazla param var.
You ought to have the courage to speak out what you believe to be right.
- Neyin doğru olduğuna inandığını açıkça söyleme cesaretine sahip olmalısın.
If you are going abroad, it's necessary to have a passport.
- Eğer yurt dışına gidiyorsanız, bir pasaporta sahip olmak gereklidir.
Man is the only animal that possesses language.
- İnsan dile sahip olan tek hayvandır.
Dignity doesn't cost anything, but I'm the only one who truly possesses it!
- Haysiyet hiç bir ücrete tabi değildir ama buna gerçekten sahip olan tek kişi benim!
It's not about how much you're worth, but how much they are going to pay for having you.
- O, senin ne kadar değerli olduğunla ilgili değil fakat sana sahip oldukları için ne kadar ödeyecekleri ile ilgilidir.
Not wanting is the same as having.
- İstemek sahip olmakla aynı değildir.