A jug fills drop by drop.
- Bir sürahi damla damla doldurur.
Where is the yellow jug of milk?
- Sarı süt sürahisi nerede?
The decanter is still half full.
- Şarap sürahisinin hâlâ yarısı dolu.
Tom and I split a pitcher of beer.
- Tom ve ben bir sürahi bira ayırdım.
The handle of the pitcher was broken.
- Sürahinin sapı kırıldı.