remaining; stopping, halting

listen to the pronunciation of remaining; stopping, halting
Английский Язык - Турецкий язык

Определение remaining; stopping, halting в Английский Язык Турецкий язык словарь

staying
{f} kal

Kentaro, arkadaşıyla Kyoto'da kalıyor. - Kentaro is staying with his friend in Kyoto.

Şimdi çalışmalıyım ama Tatoeba'da kalmayı tercih ediyorum. - I should study now, but I prefer staying on Tatoeba.

staying
kalarak

Ucuz bir otelde kalarak seyahat giderlerini tasarruf etti. - I saved on travelling expenses by staying at a cheap hotel.

staying
{i} kalma

Canım bügün evde kalmak ve bir şey yapmamak istiyor. - Today I just feel like staying at home and doing nothing.

Evde kalmak sıkıcıdır. - Staying at home is boring.

staying
{i} oturma
Английский Язык - Английский Язык
{i} staying
remaining; stopping, halting
Избранное