Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

razı ol

listen to the pronunciation of razı ol
Турецкий язык - Английский Язык
{f} consenting
accede
{f} assent
accede to
settle for

Poppy seed muffins are her favorites, but there are days when she must settle for blueberry. - Haşhaş tohumlu çörekler onun gözdesidir, ama onun yaban mersinine razı olmak zorunda olduğu günler vardır.

I can't settle for this boring life. - Bu sıkıcı hayata razı olamam.

consent to

Tom will never consent to that. - Tom buna asla razı olmayacak.

I doubt that Tom will consent to do that. - Tom'un bunu yapmaya razı olduğundan kuşku duyuyorum.

{f} consent

I interpreted his silence as consent. - Sessizliğini razı olmasına yordum.

She consented to take the blame. - Suçu üstlenmeye razı oldu.

razı ol
Избранное