Bir ev, çimentodan yapılmış sağlam bir temel üstüne inşa edilmiştir.
- A house is built on top of a solid foundation of cement.
Kayakları arabanın üstüne koydu.
- He put the skis on top of the car.
Kedi masanın üstünde oturuyor.
- The cat is sitting on top of the table.
Tom silahını buzdolabının üstündeki kurabiye kavanozuna sakladı.
- Tom hid the gun in the cookie jar on top of the refrigerator.
Dağın tepesindeki hava çok inceydi.
- The air on top of the mountain was very thin.
Ne zaman bir dağın tepesinde olsam kendimi minnettar hissediyorum.
- Whenever I'm on top of a mountain, I feel grateful.
Kadın masanın üstündedir.
- The woman is atop the table.
Kadın masanın üstündedir.
- The woman is atop the table.
Dağın tepesinde bir tapınak vardır.
- There is a shrine atop the mountain.
I have sorted out the problems and am now on top of the situation.
. . and on top of all that, I got a puncture!.
... bikinis excavated at the top of the rock basis we use just pigeon houses ...
... Google is an example of an innovative company on top of ...