For him it may be possible, but I'd never pass the test.
- Onun için mümkün olabilir fakat ben testi asla geçemezdim.
How is that possible?
- O nasıl mümkün olabilir?
She might possibly know the answer.
- Muhtemelen cevabı biliyor olabilir.
It may possibly be fine tomorrow.
- Hava yarın muhtemelen iyi olabilir.
Maybe I should become a painter.
- Belki bir ressam olabilirim.
Maybe you can help me find out where Tom went.
- Belki Tom'un nereye gittiğini bulmama yardımcı olabilirsin.
There may be a killer who looks harmless in any social network.
- Sosyal ağlarda zararsız bir kişi gibi görünen bir katil olabilir.
You may be right, but we have a slightly different opinion.
- Haklı olabilirsin, ama bizim çok az farklı bir görüşümüz var.
Winter in New York can be very cold.
- New York'ta kış çok soğuk olabilir.
Lobster tomalley can be toxic and it's best not to eat it.
- İstakoz ciğeri toksik olabilir, onu yememek en iyisidir.