Tom kağıdı bir top gibi kırıştırdı ve odanın içinde fırlattı.
- Tom crushed the sheet of paper up into a ball and threw it across the room.
Gazeteyi yere fırlattım.
- I threw down the newspaper.
... JACK, DID YOU THROW ARTHUR INTO OUR WALL OF FRIENDSHIP? ...
... And so they throw chairs on the court. ...