n   a prestidigitator who, putting metal into your mouth

listen to the pronunciation of n   a prestidigitator who, putting metal into your mouth
Английский Язык - Турецкий язык

Определение n   a prestidigitator who, putting metal into your mouth в Английский Язык Турецкий язык словарь

dentist
diş hekimi

Derhal bir diş hekimi ile görüşsen iyi olur. - You'd better see a dentist at once.

Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor. - You ought to see a dentist.

dentist
dişçi

O ona dişçiyi görmesini tavsiye etti. - She advised him to see the dentist.

Bugün dişçiye gittim. - Today I went to the dentist's.

dentist
{i} diş doktoru

Diş doktoruna gitmek istemiyorum. - I don't want to go to the dentist.

Diş doktoruna gitsen iyi olur. - You had better go to the dentist.

dentist
diş tabibi
dentist
diş hekim

Bir diş hekimini ziyaret etmen gerekiyor. - You ought to see a dentist.

Seni iyi bir diş hekimi ile tanıştırayım. - Let me introduce you to a good dentist.

dentist
dentistry diş hekimliği
Английский Язык - Английский Язык
dentist
n   a prestidigitator who, putting metal into your mouth

    Расстановка переносов

    n   a pres·ti·dig·i·ta·tor who, put·ting metal in·to your mouth

    Произношение

Избранное