Anne! Bana tuvalet kağıdını uzatabilir misin?
- Mum! Can you pass me the toilet paper?
O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.
- He voluntarily helped his mum clean.
Annem İngilizce'yi çok iyi konuşamaz.
- My mom doesn't speak English very well.
Annem dikiş işleriyle meşguldü.
- Mom was busy with her sewing.
Seninle bir ana ihtiyacım var.
- I need a moment with you.
Ana'nın ana dili Esperantoydu galiba.
- I guess Mom's native language was Esperanto.
I wish Mom and Dad didn't argue so much.
My mother was so tired that she went to bed early.
- My mum was so tired that she went to bed early.
The candle went out by itself.
- Mum kendiliğinden söndü.
The candles made the room bright.
- Mumlar odayı aydınlatıyor.
How often do you wax your skis?
- Kayaklarını ne kadar sıklıkta mumlarsın?
My maid waxes my house once a week.
- Benim hizmetçi haftada bir kez evimi mumlar.