more, in reference to value, distance, time, etc

listen to the pronunciation of more, in reference to value, distance, time, etc
Английский Язык - Турецкий язык

Определение more, in reference to value, distance, time, etc в Английский Язык Турецкий язык словарь

better
daha iyi

Bir dizüstü, bir masaüstünden daha iyidir. - A laptop is better than a desktop.

Nakido, Twitter'dan daha iyidir. - Nakido is better than Twitter.

better
ıslah olmak
in reference to
münasebetiyle
in reference to
nazaran
in reference to
-e göre
in reference to
-e gelince
better
yakşırak
better
daha iyi bir hale gelmek
better
daha yakşı
in reference to
ilişkin
in reference to
dair
in reference to
-e ilişkin
in reference to
-e dair
better
{i} üstünlük
better
kötü de olsa
better
better and better gittikçe dahabe better off daha iyi durumda olmak
better
{f} geliştirmek

Kendimi geliştirmek için her şeyi yapmaya hazırım. - I'm prepared to do anything to better myself.

İngilizceni geliştirmek istiyorsan onun konuşulduğu ülkelere gitsen iyi olur. - If you are to improve your English, you had better go to countries where it is spoken.

better
(zarf) daha iyi şekilde, daha iyi, iyisimi
better
(isim) daha iyisi, üstün kimse
better
anca beraber kanca ber
better
daha çok

Ben kahveyi daha çok severim. - I like coffee better.

Ben vokal müziği enstrümantal müzikten daha çok severim. - I like vocal music better than instrumental music.

better
{f} geçmek
better
for better or for worse iyi de olsa
better
{s} (good ve well'in üstünlük derecesi)
better
{f} daha iyi yapmak

Gelecek sefer daha iyi yapmak zorundasın. - We have to do better next time.

Dünyamızı daha iyi yapmak için çalışalım. - Let's try to make our world better.

better
daha iyi şekilde

Daha iyi şekilde yapabileceğimizi düşünüyoruz. - We know we can do better.

O zamanlar gerçekten daha iyi şekildeydim. - I was in better shape back then.

better
daha güzel

İnsanlar birbirleriyle dostça ilişkiler kurunca dünyanın daha güzel bir yer olmasını umut ediyorum. - If people have friendly relationships, I hope the world will be a better place.

Mary sadece daha güzel değil fakat Alice'den daha iyi notlar alır. - Mary isn't only prettier, but she gets better grades than Alice.

in reference to
(Fiili Deyim ) 1- -e dair , -e ilişkin 2- -e göre , nazaran 3- -e gelince , münasebetiyle
Английский Язык - Английский Язык
better