Teacher, what shall I do to inherit eternal life?
- Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras olarak almak için ne yapayım?
My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
- Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.
Tom agreed to marry that man's daughter with the promise that he'd inherit the man's business.
- Tom o adamın kızıyla adamın işini miras alacağı vaadi ile evlenmeyi kabul etti.