Onun kovulmasıyla ilgili herhangi bir tebliğ almadık.
- We didn't receive any notification of his having been fired.
Sigara içme yasağı bildirimi dün restoranın dışında yayınlandı.
- Notification of the smoking ban was posted outside the restaurant yesterday.
Onun yaklaşan partisi hakkında e-posta bildirimini aldım.
- I received an email notification of his upcoming party.
Bizim hiç tebligatımız yoktu.
- We had no notification.
Onun yaklaşan partisi hakkında e-posta bildirimini aldım.
- I received an email notification of his upcoming party.
Bir ay içinde taşınmamız gerektiğine dair bildirim aldım.
- I received notification that we must move out in one month.
Birdebire su aygırlarını bana niçin anlatıyorsun? O ve senin on iki kırmızı akvaryum balığının arasındaki bağlantıyı anlamıyorum.
- Why are you telling me about hippos all of the sudden? I don't see the connection between that and your twelve red goldfishes.
Onun ve Mary'nin Fuji dağına tırmandıkları zamanı Tom'un bana anlattığını hatırlıyorum.
- I remember Tom telling me about the time he and Mary had climbed Mt. Fuji.
Tom'a ne olduğunu söylemenin nesi var?
- What's wrong with telling Tom what happened?
Yalan söylemek çok kötü bir alışkanlıktır.
- Telling lies is a very bad habit.