O, inanılmaz bir hikaye.
- That's an incredible story.
Zaman ve para kaybı inanılmaz.
- The waste of time and money is incredible.
Siyah içinde harika görünüyorsun.
- You look fabulous in black.
Tom harika bir iş yaptı.
- Tom did a fabulous job.
Tek boynuzlu at efsanevi bir yaratıktır.
- The unicorn is a fabulous monster.
Harika bir iş yaptın.
- You did an incredible job.
Sen gerçekten olağanüstüsün.
- You're really incredible.
O hikaye gerçek olmak için çok olağanüstü.
- That story is too incredible to be true.
... -- who've been blessed by the incredible opportunities ...
... incredible kinds of medical challenges under the most ...