For the sake of argument.
For old times' sake.
He quit smoking for the sake of his health.
- Sağlığının hatırına sigara içmeyi bıraktı.
Don't be angry with me, for I did it for your sake.
- Bana kızma, ben onu senin hatırın için yaptım.
I have a dim memory of my grandmother.
- Büyükannemi hayal meyal hatırlıyorum.
I don't remember losing my memory.
- Hafızamı kaybettiğimi hatırlamıyorum.
Memories of my college days come to my mind.
- Kolej günlerimin hatıraları aklıma geliyor.
I remember the man's face but I can't call his name to mind.
- Adamın yüzünü hatırlıyorum fakat adını hatırlayamıyorum.