Güle güle. Üzerinde anlaştığımız zamanda görüşürüz.
- Goodbye. I'll see you at the time we agreed on.
Güle güle ve iyi şanslar.
- Goodbye and good luck.
Sen asla hoşçakal demedin.
- You never said goodbye.
Tom hoşçakal demeden gitti.
- Tom left without saying goodbye.
Veda etmek durumundayım.
- I need to say goodbye.
Veda etmeyecek misin?
- Aren't you going to say goodbye?
John gave Rebecca a goodbye to wish her luck on her holiday.