Tom çok soğuk olduğu için sabah yüzmesinden vazgeçmek zorunda kaldı.
- Tom had to forgo his morning swim, on account of it being too cold.
Hasta olduğu için sınava giremedi.
- He could not take examination on account of his illness.
Oyun yağmur yüzünden iptal edildi.
- The game was called off on account of the rain.
Bunu senin yüzünden yaptım.
- I did it on account of you.
Depremden dolayı birkaç uçuş ertelendi.
- A couple of flights were delayed on account of the earthquake.
Kazadan dolayı geç kaldım.
- I was late on account of an accident.