Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

en sondaki

listen to the pronunciation of en sondaki
Турецкий язык - Английский Язык
hindmost
extreme
endmost
aftermost
hind
en son
{s} latest

His latest novel is well worth reading. - Onun en son romanı okumaya değer.

His motorcycle is the latest model. - Onun motosikleti en son model.

en son
last

The last time I went to China, I visited Shanghai. - Çin'e gittiğim en son zaman, Şangay'ı ziyaret ettim.

When did you last see Tom? - Tom'u en son ne zaman gördün?

en son
recent

This is the most recent picture of Tom I could find. - Bu, Tom'un bulabildiğim en son resmi.

When was your most recent dental appointment? - En son diş randevun ne zamandı?

en son
supreme
en son
endmost
en son
the latest

She knows a lot about the latest fashions. - O, en son modalar hakkında çok şey biliyor.

His motorcycle is the latest model. - Onun motosikleti en son model.

en son
up-to-the-minute
en son
lattermost
en son
most recently
en son
crowning
en son
continuously present
en son
when all is said and done
en son
ultimate
en son
the very last

This is the very last thing I can do for you. - Bu senin için yapabileceğim en son şeydir.

en son
a) last b) ultimate
en son
aftermost
en son
utmost
en son
final

I finally found my way out of the confusing maze. - En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.

Tom finally agreed to let Mary in on the secret. - Tom en sonunda Meryem'e sırrı vermeyi kabul etti.

en son
uttermost