Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

crystal form of methamphetamines

listen to the pronunciation of crystal form of methamphetamines
Английский Язык - Турецкий язык

Определение crystal form of methamphetamines в Английский Язык Турецкий язык словарь

ice
buz

Buz erirse, sıvı olur. - When ice melts, it becomes liquid.

Yanağına bir buz torbası koy. - Put an icepack on your cheek.

ice
donmak
ice
{f} buzlanmak
ice
{f} dondurmak
ice
(kek/vb.) üzerini şekerle kaplamak
ice
{f} dondur

Eriyen dondurmanın etrafındaki alan karıncalarla kaynıyordu. - The area around the melting ice cream was crawling with ants.

Çok fazla dondurma ve spagetti yememelisin. - You must not eat too much ice-cream and spaghetti.

ice
{f} buzda soğutmak
ice
pasta üzerine şekerli krema sürmek
ice
{i} değerli taş
ice
{i} buzlu şerbetten yapılan tatlı
ice
{f} buzla kaplamak
ice
{i} pırlanta
ice
buza benzer şey
ice
{f} üzerine krema sürmek. 5
ice
{i} dondurma

Eriyen dondurmanın etrafındaki alan karıncalarla kaynıyordu. - The area around the melting ice cream was crawling with ants.

Ben çikolatalı dondurmayı severim! - I like chocolate ice cream.

ice
ice ax dağcıların kullandı
ice
{f} (over/up) buzlanmak
ice
{f} öldürmek
Английский Язык - Английский Язык
ice