bir kaç

listen to the pronunciation of bir kaç
Турецкий язык - Английский Язык
a few

We almost got caught a few times. - Biz neredeyse bir kaçkez yakalandık.

Tom nodded his head a few times. - Tom bir kaç kere başını salladı.

a number of
a small number of
birkaç
several

Ikeda made several silly mistakes, and so he was told off by the department head. - Ikeda birkaç aptalca hata yaptı ve bu yüzden ona bölüm başkanı tarafından ağzının payı verildi.

The temperature fell several degrees. - Sıcaklık birkaç derece düştü.

birkaç
some

My father bought some CDs for my birthday. - Babam, doğum günüm için bana birkaç CD aldı.

You know that two nations are at war about a few acres of snow somewhere around Canada, and that they are spending on this beautiful war more than the whole of Canada is worth. - Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.

birkaç
{s} a few

Only a few people showed up on time. - Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.

Only a few people understood me. - Sadece birkaç kişi beni anladı.

birkaç
few

Only a few people showed up on time. - Yalnızca birkaç kişi vaktinde geldi.

You'll be able to drive a car in a few days. - Birkaç gün içinde araba sürebileceksin.

birkaç
couple

Tom has a couple of friends in Boston. - Tom'un Boston'da birkaç arkadaşı var.

A couple of flights were delayed on account of the earthquake. - Depremden dolayı birkaç uçuş ertelendi.

birkaç
number of

A number of students are absent today. - Bugün birkaç öğrenci eksik.

Tom died a number of years ago. - Tom birkaç yıl önce öldü.

birkaç
deux
birkaç
multiple

There were multiple disclaimers at the start of the video. - Videonun başında birkaç feragatname vardı.

The judge was forced to slam her gavel down multiple times in order to restore order to the court. - Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.

birkaç
one or two
birkaç
a number of

Tom died a number of years ago. - Tom birkaç yıl önce öldü.

A number of students are absent today. - Bugün birkaç öğrenci eksik.

birkaç
the few

Tom is one of the few people I can trust. - Tom güvenebileceğim birkaç kişiden biridir.

You're one of the few friends I have. - Sen sahip olduğum birkaç arkadaştan birisin.

birkaç
few of
birkaç
several of
bir sonraki yarışta kaç tane bahis yatırılabilir
How many bets can one make on the next race
birkaç
a few, some, several
birkaç
leveret
birkaç
{s} sundry
birkaç
any

If you have any interesting books, lend me some. - İlginç kitapların varsa, bana birkaç tane ödünç ver.

You must not eat anything for a few days. - Birkaç gün bir şey yememelisin.

Турецкий язык - Турецкий язык

Определение bir kaç в Турецкий язык Турецкий язык словарь

Birkaç
üç dört
birkaç
Çok olmayan, az sayıda, az: "Sade birkaç, nöbetçi görünüyordu."- Y. K. Beyatlı
birkaç
Çok olmayan, az sayıda, az
bir kaç
Избранное