I think everyone looks back on their childhood with some regret.
- Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.
I think Tom and Mary are too young to get married.
- Bence Tom ve Mary evlenmek için çok genç.
In my opinion, German is the best language in the world.
- Bence, Almanca dünyadaki en iyi dildir.
In my opinion, Twitter is a waste of time.
- Bence Twitter bir zaman kaybıdır.
As I see it, that is the best way.
- Bence, o en iyi yoldur.
As for me, I won't be able to attend today's meeting.
- Bence, bugünkü toplantıya katılamayacağım.
As for me, I'm a pretty simple person.
- Bence ben oldukça basit bir insanım.
I bought this book for myself, not for my wife.
- Ben bu kitabı karım için değil, kendim için satın aldım.
I made this clothing myself.
- Bu giysiyi ben kendim yaptım.
Put yourself in my position.
- Kendini benim yerime koy.
My opinion is similar to yours.
- Benim görüşüm seninkine benzer.
Tom is young, rich, spoiled and egocentric.
- Tom, genç, zengin, şımarık ve benmerkezcidir.
An egoist is someone who thinks only about himself, and not about me.
- Bir egoist, beni değil de sadece kendisini düşünen birisidir.
Each molecule in our body has a unique shape.
- Vücudumuzdaki her molekülün benzersiz bir şekli vardır.
She had a mole on her face.
- Onun yüzünde bir ben var.
O utanç içinde başını eğdi.
- She bent her head in shame.