Bazı insanlar taş atmaya başladılar.
- Some people started throwing rocks.
Keşke eşyaları bana atmaktan vazgeçsen.
- I wish you'd quit throwing things at me.
Bunun ikiniz için de üzücü bir zaman olduğunu biliyorum.
- I know this is an upsetting time for you both.
Bunu son derece üzücü buldum.
- I found it extremely upsetting.
O taşı fırlatmanın amacı nedir?
- What's the idea of throwing that stone?
Soğukkanlılığını kaybetti ve eşyaları fırlatmaya başladı.
- He lost his cool and started throwing things.