Tom'la şahsen konuşmam lâzım.
- I need to speak to Tom personally.
Tom'u şahsen tanımıyorum.
- I don't know Tom personally.
Onu kişisel olarak almayın.
- Don't take it personally.
Kişisel olarak sizi ziyaret edeceğim.
- I'll personally visit you.
Tom beni bizzat davet etti.
- Tom invited me personally.
Onu bizzat alıyor gibi görünüyordu.
- Tom seemed to take it personally.
... person responsible for building my dream for the ...
... can make a difference in terms ensuring that every young person in America, regardless ...