adv   once too often

listen to the pronunciation of adv   once too often
Английский Язык - Турецкий язык

Определение adv   once too often в Английский Язык Турецкий язык словарь

twice
iki kere

Tom, Mary'yi bacağından iki kere vurdu. - Tom shot Mary twice in the leg.

İki kere ölç, bir kere kes. - Measure twice, cut once!

twice
iki katı

Erkek kardeşim benim yediğimin iki katı kadar yemek yiyor. - My brother eats twice as much as I do.

Senin odan benimkinin boyutunun iki katı kadar. - Your room is twice the size of mine.

twice
iki kez

Ben iki kez Mt. Fuji'ye tırmandım. - I've climbed Mt. Fuji twice.

İki kez evlendi ve yirmiden fazla çocuğu oldu. - He married twice and had more than 20 children.

twice
iki defa

İki defa aynı hatayı yaptı. - He has made the same mistake twice.

Bir şeyi yapmak için Tom'a iki defa söylemek zorunda değilsin. - You don't have to tell Tom twice to do something.

twice
köhne
twice
çok söylenmiş
twice
twice iki defa söylenmiş
twice
eskimiş
twice
iki kat, iki misli
Английский Язык - Английский Язык
twice
adv   once too often
Избранное