Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

a small draught

listen to the pronunciation of a small draught
Английский Язык - Турецкий язык

Определение a small draught в Английский Язык Турецкий язык словарь

suck
{f} çekmek
suck
{i} anne sütü
suck
{i} emme

Sami dışarıdaki kokuyu emmek için klimayı açtı. - Sami turned on the air conditioner to suck the smell outside.

Bir Florida şehri sokaklardaki tuzlu suyu emmek için vakum hortumları ile donatılmış tanker kamyonları göndererek düzenli gelgit sel baskınına karşılık veriyor. - A Florida city is responding to regular tidal flooding by sending out tanker trucks equipped with vacuum hoses to suck saltwater off the streets.

suck
emmek: The baby was sucking its mother's breast. Bebek annesinin memesini emiyordu. Don't suck your thumb! Başparmağını emme! He was
suck
(Tıp) Meme emmek, süt emmek
suck
{f} sızdırmak
suck
emmek

Bir Florida şehri sokaklardaki tuzlu suyu emmek için vakum hortumları ile donatılmış tanker kamyonları göndererek düzenli gelgit sel baskınına karşılık veriyor. - A Florida city is responding to regular tidal flooding by sending out tanker trucks equipped with vacuum hoses to suck saltwater off the streets.

Sami dışarıdaki kokuyu emmek için klimayı açtı. - Sami turned on the air conditioner to suck the smell outside.

suck
(deyim) (İt sucks!) Berbat!
suck
{f} emme sesi çıkarmak
suck
{i} yağcı

Öğretmene yağcılık etmeyin. - Stop sucking up to the teacher.

O, öğretmene yağcılık ediyor. - She sucks up to the teacher.

suck
sorumak
suck
emer gibi içine çekmek
suck
(Tıp) Emmek, massetmek
suck
(fiil) emmek, soğurmak, içine çekmek, çekmek, nefes çekmek, özümlemek, sağlamak, elde etmek, sızdırmak, emme sesi çıkarmak, su yerine hava çekmek (tulumba)
suck
{f} sağlamak
suck
{f} su yerine hava çekmek (tulumba)
suck
{i} emiş
suck
{i} yudum
suck
(isim) emme, emiş, emilen şey, anne sütü, yudum, içim, girdap, anafor, yağcı
Английский Язык - Английский Язык
suck
A draught
potation
a small draught

    Турецкое произношение

    ı smôl dräft

    Произношение

    /ə ˈsmôl ˈdraft/ /ə ˈsmɔːl ˈdræft/
Избранное