Select Keyboard:
Türkçe ▾
  1. Türkçe
  2. English
  3. العربية
  4. Dansk
  5. Deutsch
  6. Ελληνικά
  7. Español
  8. فارسی
  9. Français
  10. Italiano
  11. Kurdî
  12. Nederlands
  13. Polski
  14. Português Brasileiro
  15. Português
  16. Русский
  17. Suomi
  18. Svenska
  19. 中文注音符号
  20. 中文仓颉输入法
X
"1234567890*-Bksp
Tabqwertyuıopğü,
CapsasdfghjklşiEnter
Shift<zxcvbnmöç.Shift
AltGr

a number of people taken collectively

listen to the pronunciation of a number of people taken collectively
Английский Язык - Турецкий язык

Определение a number of people taken collectively в Английский Язык Турецкий язык словарь

lot
birçok

Birçok müşteri danışma için avukata gelirler. - A lot of clients come to the lawyer for advice.

354618 no'lu örnek cümle, Tatoeba web sitesinde birçok karışıklık yarattı. - Example sentence no. 354618 created a lot of confusion on the Tatoeba website.

a number of
bir kaç
lot
{i} grup; parti (mal)
lot
{i} tic. (mal) parti
a number of
birtakım

Tom, kendi veda yemeğinde birtakım müstehcen espriler yaptı ve bazı meslektaşları bundan rencide oldu. - Tom told a number of off-colour jokes at his farewell dinner, and some of his colleagues were offended.

Birtakım nüfuz sahibi arkadaşlarım var. - I have a number of influential friends.

lot
film stüdyosu
lot
(Askeri) kafile
lot
behre
lot
çok miktar

O, çok miktarda para bağışladı. - He kicked in a lot of money.

O, çok miktarda para katkısında bulundu. - He contributed a lot of money.

lot
üleş
lot
öbek arsa
lot
yığın
a number of
birkaç

Birkaç yolcu yaralandı. - A number of passengers were injured.

Bugün birkaç öğrenci eksik. - A number of students are absent today.

lot
talih

Sami bir piyango talihlisiydi. - Sami was a lottery winner.

lot
aynı türden eşya türkümü
lot
arsa

Güney Fransa'da dağın yamacında emeklilik evi yapmayı planladığım küçük bir arsa aldım. - I bought a small lot on the hillside in Southern France where I plan to build a retirement home.

Tom'un tam Boston'un dışında bir sürü arsaya sahip. - Tom owns a lot of land just outside of Boston.

lot
ad çekme
lot
hepsi

Çok param vardı ama hepsini harcadım. - I had a lot of money, but spent everything.

Bir sürü satılık ikinci el kitabım var, hepsi uygun fiyatlarla. - I have lots of second-hand books for sale, all at affordable prices.

a number of
Bir dizi

Fadıl, Leyla'dan bir dizi mektup aldı. - Fadil received a number of letters from Layla.

O, bir dizi heyecanlı dedektif hikâyesi yazdı. - He has written a number of exciting detective stories.

lot
öbek
lot
Lut peygamber. Hz. Lut
a number of
bir miktar

Bir miktar kitap çalındı. - A number of books were stolen.

Meclis üyesi bir miktar tartışmalı önerge sundu. - The councilor tabled a number of controversial motions.

lot
(Askeri) KAFİLE: Hepsi aynı şartlar altında imal edilmiş ve aynı kafile numarası verilmiş bir malzeme miktarı
Английский Язык - Английский Язык
lot

a bad lot.

a number of
Several of

I spoke with a number of them about it.

a number of
Several

A number of people have commented on it.

a number of
several, numerous, many
a number of people taken collectively

    Расстановка переносов

    a num·ber of peo·ple tak·en col·lec·tive·ly

    Турецкое произношение

    ı nʌmbır ıv pipıl teykın kılektîvli

    Произношение

    /ə ˈnəmbər əv ˈpēpəl ˈtākən kəˈlektəvlē/ /ə ˈnʌmbɜr əv ˈpiːpəl ˈteɪkən kəˈlɛktɪvliː/
Избранное