We noticed his reluctance to testify. - Tanıklık etmek için onun isteksizliğinin farkına vardık.
We noticed his reluctance to testify.
Tanıklık etmek için onun isteksizliğinin farkına vardık.
The victim didn't have to testify. - Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.
The victim didn't have to testify.
Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.