Select Keyboard: Türkçe ▾ X
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
a biting wind.
A barking dog doesn't bite.
- Havlayan köpek ısırmaz.
His bark is worse than his bite.
- Havlayan köpek ısırmaz.
Tom has bitten off more than he can chew.
- Tom çiğneyebileceğinden daha fazlasını ısırdı.
Have you ever been bitten by your dog?
- Hiç köpeğin tarafından ısırıldın mı?
The fish aren't biting today.
- Balıklar bugün ısırmıyorlar.
I was not aware of a mosquito biting my arm.
- Kolumu ısıran sivrisineği fark etmedim.