I had no visitors today.
- Bugün hiç ziyaretçim yoktu.
Tom and Mary are expecting visitors this evening.
- Tom ve Mary bu akşam ziyaretçi bekliyorlar.
The President of France visited Okinawa.
- Fransa Başkanı, Okinawa'yı ziyaret etti.
I haven't visited the headquarters of Twitter.
- Twitter'ın genel merkezini ziyaret etmedim.
Sami arrived for his visitation day.
- Sami ziyaret günü için geldi.
She visits him quite often, but never stays very long.
- O, sık sık onu ziyaret eder, ancak asla uzun kalmaz.
Tom stayed at a cheap hotel when he visited Boston.
- Tom Boston'u ziyaret ettiğinde ucuz bir otelde kaldı.
I remember Fred visiting Kyoto with his mother.
- Fred'in annesiyle birlikte Kyoto'u ziyaret edişini hatırlıyorum.
Switzerland is a very beautiful country and well worth visiting.
- İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.
He sometimes visits me.
- Beni bazen ziyaret eder.
She visits us every other day.
- O, gün aşırı bizi ziyaret eder.
These are our visitors.
- Bunlar bizim ziyaretçilerimiz.
Visitors are welcome.
- Ziyaretçiler bekleniyor.
We must avoid calling on others without an appointment.
- Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.
I think you had better call on him.
- Sanırım onu ziyaret etsen iyi olur.