yut

listen to the pronunciation of yut
Турецкий язык - Английский Язык
engulf
{f} swallow

The ATM has swallowed the credit card. - ATM, kredi kartını yuttu.

See how Lenny can swallow an entire hot dog without chewing or choking? That's why upper management loves him so much. - Lenny'nin nasıl çiğnemeden veya boğulmadan tam bir sosisli sandvici yutabildiğine bak? Bu nedenle üst idare onu bu kadar fazla sever.

{f} swallowing

I have trouble swallowing pills. - Hapları yutmakta zorluk çekiyorum.

The snake is swallowing an egg. - Yılan bir yumurta yutuyor.

gulp

Mary gulped down a tall glass of orange juice. - Mary büyük bir bardak portakal suyunu yutuverdi.

Have you ever accidentally taken a big gulp of seawater? - Kazara deniz suyu yuttuğun oldu mu?

{f} engulfing
get down
{f} gulping
getdown
pouch