yine de

listen to the pronunciation of yine de
Турецкий язык - Английский Язык
even so

Even so ... she didn't have to slap me! - Yine de... bana tokat atmak zorunda değildi!

nevertheless

It is nevertheless a good sentence. - O yine de iyi bir cümle.

It's just five in the morning, but nevertheless it is light out. - Henüz sabahın beşiydi ama yine de aydınlıktı.

still

I doubt that Tom would help, but you should still ask him. - Tom'un yardımcı olacağından kuşkuluyum, ama yine de ona sormalısınız.

Rick and Carol broke up two months ago, but he's still carrying a torch for her. - Rick ve Carol, iki ay önce ayrıldılar ama yine de o onu karşılıksız seviyor.

however

I can't, however, agree with your opinion. - Yine de, fikrine katılamıyorum.

However, I ask you not to make the same mistakes that I did. - Yine de, senden benim yapmış olduğum hatalara düşmemeni rica ediyorum.

nonetheless

Most jellyfish stings aren't deadly, but many are pretty painful nonetheless. - Çoğu denizanası sokmaları ölümcül değil ama çoğu yine de oldukça ağrılıdır.

Though he was poor, he was nonetheless happy. - Fakir olmasına rağmen, o yine de mutluydu.

yet

The sun was shining, yet it was cold. - Güneş parlıyordu, yine de hava soğuktu.

At present, consensus has yet to be reached. - Şu anda, yine de görüş birliğine varılmalı.

after all

Peter didn't come after all. - Peter yine de gelmedi.

I tried many things but failed after all. - Ben çok şey denedim fakat yine de başarısız oldum.

all the same, after all, still, however, but then (again), yet, anyway, anyhow, nevertheless, even now, to, then, notwithstanding
though

She came even though the weather was bad. - O, kötü havaya rağmen yine de geldi.

Though he was poor, he was nonetheless happy. - Fakir olmasına rağmen, o yine de mutluydu.

yet already
just the same
natheless
anyhow

That has been my experience anyhow. - O yine de benim tecrübemdi,

It might rain, but I'm going anyhow. - Yağmur yağabilir ama yine de gidiyorum.

in despite of
nathless
altogether
oldness
none the less

My wife has faults. None the less, I love her. - Karımın hataları var. Yine de, ben onu seviyorum.

even now
all the same

Thank you all the same. - Yine de teşekkür ederim.

He's not doing a very good job. All the same, you've got to admit that he's doing his best. - O çok iyi bir iş yapmıyor. Yine de, onun elinden geleni yaptığını kabul etmelisin.

anyway

Let's hope for the best anyway. - Hayırlısı diyelim yine de.

Tom didn't feel well, but he went to work anyway. - Tom iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.

considering
at the same time
howbeit
notwithstanding
nontheless
at any rate

At any rate, I can go out when it stops raining. - Yine de, yağmur durduğunda dışarı çıkabilirim.

just

Our trip was long, difficult and dangerous. We're just happy to be back home in one piece. - Yolculuğumuz; uzun, çetin ve tehlikeliydi. Yine de evlerimize sağ salim döndüğümüz için mutluyuz.

It's just five in the morning, but nevertheless it is light out. - Henüz sabahın beşiydi ama yine de aydınlıktı.

but then
despite
yine de
Избранное