Even so ... she didn't have to slap me!
- Yine de... bana tokat atmak zorunda değildi!
Nevertheless, I want to go there.
- Yine de oraya gitmek istiyorum.
It is nevertheless a good sentence.
- O yine de iyi bir cümle.
Still, the war was not over.
- Yine de, savaş bitmedi.
Tom and Mary argue a lot, but they still get along quite well together.
- Tom ve Mary çok tartışırlar ama yine de birlikte oldukça iyi geçinirler.
I can't, however, agree with your opinion.
- Yine de, fikrine katılamıyorum.
All dogs are animals. However, that doesn't mean that all animals are dogs.
- Bütün köpekler hayvandır. Yine de bu bütün hayvanların köpek olduğu anlamına gelmez.
You may not believe it, but it is nonetheless true.
- Sen buna inanmayabilirsin, ama yine de doğru.
Most jellyfish stings aren't deadly, but many are pretty painful nonetheless.
- Çoğu denizanası sokmaları ölümcül değil ama çoğu yine de oldukça ağrılıdır.
You will yet regret it.
- Yine de ona pişman olacaksın.
We have yet to learn the truth.
- Yine de gerçeği öğrenmek zorundayız.
I tried many things but failed after all.
- Ben çok şey denedim fakat yine de başarısız oldum.
Jane didn't buy it after all.
- Jane yine de onu almadı.
Thanks for the offer, though.
- Öneri için teşekkürler yine de.
You can probably guess what happens though.
- Yine de büyük olasılıkla ne olacağını tahmin edebilirsin.
It might rain, but I'm going anyhow.
- Yağmur yağabilir ama yine de gidiyorum.
That has been my experience anyhow.
- O yine de benim tecrübemdi,
My wife has faults. None the less, I love her.
- Karımın hataları var. Yine de, ben onu seviyorum.
He's not doing a very good job. All the same, you've got to admit that he's doing his best.
- O çok iyi bir iş yapmıyor. Yine de, onun elinden geleni yaptığını kabul etmelisin.
He is rude, but I love him all the same.
- O kaba fakat yine de onu severim.
Tom didn't like it, but he bought it anyway.
- Tom ondan hoşlanmadı ama yine de onu satın aldı.
Let's hope for the best anyway.
- Hayırlısı diyelim yine de.
At any rate, I can go out when it stops raining.
- Yine de, yağmur durduğunda dışarı çıkabilirim.
It's just five in the morning, but nevertheless it is light out.
- Henüz sabahın beşiydi ama yine de aydınlıktı.
Our trip was long, difficult and dangerous. We're just happy to be back home in one piece.
- Yolculuğumuz; uzun, çetin ve tehlikeliydi. Yine de evlerimize sağ salim döndüğümüz için mutluyuz.